Ay Lav Yu (2009) Sinema Filmi
16/11/2009
Kürtlerin sadece Türkiye’ye değil, Amerika’ya ve dünyaya, dünyanın da buraya açılımını oldukca sivri, politik ve komik bir dille anlatan Ay Lav Yu, değişik konusu ve komedisiyle seyirciye sıra dışı ve bol kahkahalı iki saat vaat ediyor. Mardinli İbrahim’le, Colaradolu Jessica’nın aşkının etrafında gelişen olaylarla izleyicinin hayli ilgisini çekeceğe benzeyen filmi Sermiyan Midyat yazıp yönetti ve filmin başrolünü oynadı. Filmde Sermiyan Midyat’a, Hollywood’un ünlü oyuncuları Steve Guttenberg, Mariel Hemingway, Kathie Gill, Josh Folan’in yanı sıra Meray Ülgen, Aysenil Şamlıoğlu, Fadik Sevin Atasoy eslik ediyor.
FİLMİN KONUSU
Hala Mezopotamya’nın asırlık topraklarında bilinmeyen, görülmeyen, duyulmayan coğrafyaların olduğu günümüzde, Türkiye’nin Güneydoğu’sunda da, Kürtlerin, Ermenilerin, Süryanilerin yoğunlukta olduğu bölgelerde, henüz köy bile olamamış, resmi haritalarda arazi olarak geçen topraklar ve insanlar bulunuyor. Bu köylerin resmiyet kazanamadıkları için ne yolları, ne okulları, ne sağlık ocakları, ne hastaneleri var. Burada yaşayan insanların çoğu gerek siyasi nedenlerle, gerek ihmalleri yüzünden, gerekse cehaletlerinden ötürü kimlik, nüfus cüzdanı sahibi bile değiller.
Ocak 2009’da beyazperdede sinema izleyicisiyle buluşacak olan “Ay Lav Yu” da böyle bir köy olan ‘Tinne’ de geçiyor. Tinne Kürtçe bir kelime. Türkçe kelime anlamı ‘Yok’ olan Tinne’de yaşayan herkes resmi olarak da yoklar. Bu trajik olayı traji- komik bir dille anlatan Sermiyan Midyat, ilk sinema filminde Hollywood’un önemli oyuncularıyla da çalışma fırsatını elde etti.
Tinne Köyü’nün muhtarı olan Yusuf Ağa 100 yılı aşkın yaşadıkları, fakat resmi olarak kaydı bulunmayan topraklarını tanıtmak ve devlete açılmak için devamlı devlet büyüklerine mektuplar yazmaktadır. Tinne Köyü’nün bir kimliğe sahip olması, resmiyete kavuşması Yusuf Ağa’nın en büyük hayalidir. Oğlu İbrahim’i de sırf bu amaç uğruna, okuyup büyüsün, kimlik sahibi olup Tinne’yi var etsin diye bir cami avlusu yerine fakülte avlusuna bırakmış. Yusuf Ağa’nın imdadına yetişen Papaz Hana, İbrahimi nüfusuna geçirmiş ve kimlik sahibi olmasını sağlamıştır. İbrahim artık 30 yaşına gelmiş, askerliğini yapmış ve artık köyüne geri dönmüştür. Köyün tek resmi kimlik sahibi olan ve tek umudu olan İbrahim, köyüne dönmüştür dönmesine de beraberinde bir dolu sürprizi de getirmiştir. Kim derdi ki tek bir Allah’in kulunun bile uğramadığı Tinne’ye, gün gelecek ve Colarado’dan bir ask gelecek, Jessica gelecek, Amerika gelecek. Tinne’nin umudu okumuş Ibrahim, Ibrahim’in aşkı Colaradolu Jessica. Türk Devleti’nin ‘resmi’ olarak tanımadığı Tinne Köyü’nde Kürt genci İbrahim ve Amerikalı Jessica, büyük aşklarına bir vatan bulabilecekler midir Aşkın vatanı Tinne midir, aşkın vatanı yok mudur
11 Eylül saldırısından sonra birbirinden fena halde korkan ve neredeyse nefret eden Amerika ve Ortadogu insanlari bir aşk yüzünden ilk kez biraraya gelmektedir. Ancak bu kez başlarında ne siyasiler ne de politikacılar vardır. Sadece insan insana bir karşılaşmadır onların ki.
FİLMDEN NOTLAR
- Bir filmde ilk defa anlatıcı koro (dengbejler) kullanıldı.
- Uzun yıllar sonra ilk defa güneydoğudan bir komedi filmi yapıldı.
- Uluslararası çapta bir filmde ilk defa Amerikalılar ve Kürtler (yani Ortadoğu) bir araya geldi.
- Bir filmde ilk defa Türkçe, Kürtçe, Süryanice ve İngilizce aynı anda konuşuldu.
- Uluslararası çapta bir komedi filminde ilk defa 11 Eylül olayı işlendi.
- İlk defa George Bush ve Usame Bin Laden bir filmde bir araya geldi. İzleyiciler filmde George Bush’u, Usame Bin Laden’i, Kürtçe konuşan çizgi film karakteri Twitty ve Ayi Yogi’yi bir arada izleyecekler.
- Cahit Berkay ilk defa bir filmde müzik yapmadı ve sadece oynadı.
- İlk kez güneydoğudaki dinlerin iç içeliğinden bir filmde bahsedildi.
- 68 dereceye varan sıcaklarda çekimler yapıldı. Ekibin çoğu güneş çarpmasından ötürü hastanelik oldu.
- Sermiyan Midyat ile Kathie Gill, 68 derece sıcakta yaşanan türlü aksilikler nedeniyle Hasan Keyf’in tepesinde defalarca öpüşmek zorunda kaldı.
- Filmin bir detayında Eminem Kürtçe TV’den bangır bangır rap söylüyor.
-Amerikalı oyuncuların çekim süresince en zorlandığı şeyin başında alaturka tuvalete alışamamaları oldu.
- Köylüler Rugby topuyla normal maç yapmaya çalışırken, topun her vuruşta taca gitmesine çok bozuldu.
- Bütün yemeklerin etten yapıldığı Mardin’de vejeteryan Mariel Hemingway, her mekanda wireless sorup, internetten cesar salata siparişi vermeye kalkıştı.
- Baş örtülü ve basma elbiseli bir Kürt ana üzerinde ‘Love Me’ yazılı t-shirt’i ile komik bir görüntü oluşturdu.
- Amerikalı oyuncular, ‘Tu tu tu maaşallah’ derken üzerine tükürlünce büyük şok yaşadılar ve bunu olumsuz bir davranış gibi algıladılar.
- Genç oyuncu Josh Folan, atletik vücudunu korumak için, tüm köylülerin şaşkın bakışlarına aldırmadan her sabah sporunu yaptı.
Recep İvedik 3 kütüphanede
12/11/2009Önceki film serilerinde kaba davranışları ve argo üslubuyla bazı kesimlerin eleştirilerini alan Recep İvedik filminin 3. Olan yeni serisinde karakter entelektüel bir kişiliği oynayacak. Türk sinema tarihinin en çok izlenen ilk iki filmi ünvanının sahibi olan “Recep İvedik” in 3. Filmi 12 Şubat’ta izleyiciyle buluşacak. Şahan Gökbakar’ın senaryounu yazdığı ve başrol karakterini oynadığı filmin yeni serisinde Recep İvedik bu kez, babaannesinin ölümünün ardından yaşadığı yalnızlıktan kurtulmaya çalışıyor. Bunun için sosyalleşmeye karar verir ve spor yapmaya başlar. Ayrıca sergileri gezecek kütüphanaye gidecek...
Recep İvedik 3, filmin konusu, filmdeki olaylar, sinema, vizyon tarihi